Gram Altın ALTIN 456.223
Polisim Dergisi

    Artvinli Fatma Nine, 116 yaşında koronavirüsü yendi

    Artvin’in Dokuzoğul köyünde yaşayan Fatma Akyüz, koronavirüs vakalarının artmasının ardından kentteki çocuklarının yanına geldi. Bir süre sonra …

    Reklam
    Artvinli Fatma Nine, 116 yaşında koronavirüsü yendi

    Artvin’in Dokuzoğul köyünde yaşayan Fatma Akyüz, koronavirüs vakalarının artmasının ardından kentteki çocuklarının yanına geldi.

    Bir süre sonra rahatsızlanan Akyüz’ün çocukları tarafından götürüldüğü hastanede yapılan koronavirüs testi pozitif çıktı.Tedbir amaçlı 1 gün hastanede tutulan Akyüz’ün daha sonra tedavisine evinde devam edildi.

    KORONAYI YENDİ, KÖYE DÖNDÜ

    Tedaviyle hastalığı yenen 116 yaşındaki Akyüz’ün, ilk isteği köyündeki evine dönmek oldu. Çocukları da annelerini köye götürdü.

    “ALLAH BANA UZUN ÖMÜR VERDİ”

    Fatma Akyüz, “Dokuzoğul köyüne gelin geldim. Hastalık öncesi bütün yemeklerden yiyordum ama şimdi yiyemiyorum. İlaçlar bana dokunuyor ama kızlarımın zoruyla ilaçlarımı içtim. Hayatım boyunca hastaneye gitmeyi hiç istemedim, hastanede bir gece yattım. Allah bana uzun ömür verdi ve yaşadım, şükürler olsun.

    “UZUN YAŞAMANIN SIRRI KÖY”

    Köyün suyu, havası her şeyi güzel, uzun yaşamanın sırrı köyde yaşamak. Şehirde yaşamayı sevmiyorum, orada su bile içemiyorum. Köyde ne bulursak onu yeriz ama yediklerimiz doğal, her yediğimizi kendimiz üretiyoruz.

    BESLENME ŞEKLİNİ ANLATTI

    Ben zeytin ve bal yiyorum, bu tür doğal ürünlerin hepsini çok seviyorum. Evlatlarımdan Allah razı olsun, bana her şeyi yediriyorlar ve çok iyi bakıyorlar. Tereyağını çok seviyorum. Tereyağını köy ekmeğine sürerek yiyorum. Yoğurttan ayran yapıyorum, ayranı da seviyorum.” dedi.

    “SADECE ÖKSÜRÜYORDU”

    Akyüz’ün kızı Müşerref Polat ise annesinin, kız kardeşinin evinde hastalandığını ifade ederek, “Ateşi çıkmadı. Ağrısı yoktu, sadece biraz öksürüyordu. Sağlığına kavuşunca hemen köye gelmek istedi, biz de köye getirdik. Annem önceden süt, yoğurt, bahçeden elde ettiğimiz sebze-meyve hepsini tüketiyordu ama yaşlandıkça yemek seçmeye başladı.

    Bir öğün yemek yerse ikinci öğün yemek istemiyor. Annem çalışkan kadındır, 11 çocuk büyüttü, bağda, bahçede çalıştı. Annem, köyü çok seviyor, ablam da bu köyde yaşıyor. Bizler de yanına geliyoruz.” diye konuştu.

    “ANNEM ÇOK SAĞLIKLI”

    Annesinin gençlik yıllarında çok zorluk çektiğini anlatan Ayfer Atun da “Eskiden bahçede çalışırdı, hayvanlarımız vardı, onlarla ilgilendirdi. Büyükbaş ve küçükbaş hayvanlarımızdan etlik keserdik. Bolca kavurma yapardık, tenekelere doldurup, kış boyu yerdik. Bal, süt, yoğurt, tereyağı, ayran gibi doğal ürünler yerdik. O yüzden annem de çok sağlıklı.” ifadelerini kullandı.

    ANNESİ İÇİN ÖZEL KARIŞIMLAR HAZIRLADI

    Şengül Atun ise, “Ben de köyde yaşıyorum. Annem hastalanınca çok üzüldük. Anneme köyden ayran, tereyağı ve bal götürdüm, onları pekmez ile karıştırıp içirdim. Tereyağın içerisinde ceviz ve soğan kavurdum, onları yedirdim. Ihlamur içirdim, ayva kabuğunu kaynatıp içine kuşburnu ve kekik atıp içirdim. Ayrıca dut pekmezinin içine karabiber koyup anneme yedirdim. Allah’a şükür annem bu hastalığı atlattı ve iyileşti.” şeklinde konuştu.

    Reklam
    BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
    ZİYARETÇİ YORUMLARI

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

    BİR YORUM YAZ