Gram Altın ALTIN 451.908
Polisim Dergisi

    Bangladeş, Bağımsızlık Günü’nü kutluyor

    DEİK Türkiye-Bangladeş İş Konseyi Başkanı Hülya Gedik, Türkiye’nin Dakka Büyükelçisi Mustafa Osman Turan ve Bangladeş’in Türkiye Büyükelçisi H.E …

    Reklam
    Bangladeş, Bağımsızlık Günü’nü kutluyor

    DEİK Türkiye-Bangladeş İş Konseyi Başkanı Hülya Gedik, Türkiye’nin Dakka Büyükelçisi Mustafa Osman Turan ve Bangladeş’in Türkiye Büyükelçisi H.E Mosud Mannan iki ülke iyi ilişkileri için DÜNYA’ya yazdı.

    İkili ticaretimiz ve iş birliği alanlarımız çok hızlı gelişiyor

    HÜLYA GEDİK – DEİK/TÜRKİYE-BANGLADEŞ İŞ KONSEYİ BAŞKANI

    Bangladeş dünyada nüfusun en yoğun olduğu ülkelerden birisi olarak karşımıza çıkıyor. Küreselleşmenin üretim merkezlerini maliyeti düşük ülkelere taşıması (delokalizasyon) sürecinde Bangladeş’in özellikle hazır giyim sektöründe öne çıktığını ve 2000’li yılların başından itibaren istikrarlı ve hızlı bir ekonomik büyüme sürecine girdiğini gözlemliyoruz. Sanayinin yüzde 20 civarında arasında büyümesi yoksulluk oranlarının düşmesinde etkili olurken, imalat sanayinin de GSYH içerisindeki payı yüzde 10’lardan yüzde 30’lara yükselmiştir. Son 10 yılda, pandemi krizine kadar olan süreçte Bangladeş, ortalama yüzde 7,5 civarında bir büyüme oranıyla Asya ortalamasının da üzerinde bir grafik izlemiştir. Bangladeş, rekabetçi olma gerekliliğinin öneminin arttığı, tedarik zincirleriyle birbirine bağımlı hale gelen dünyada, artan dinamizmi ve hızlı büyüyen ekonomisi sayesinde sağladığı fırsatlarla uluslararası yatırımcıların dikkatini çekmeyi başarmaktadır. Bangladeş’in 10 yıl önce 100 milyar doları bulmayan GSYH hacmi günümüzde 300 milyar dolara yaklaşmaktadır. Bangladeş’in ihracatının yaklaşık yüzde 60’ını Avrupa Birliği ülkeleriyle gerçekleşmektedir. Bangladeş’in “En Az Gelişmiş Ülke (EAGÜ) statüsü sayesinde de 2024’e kadar gümrüksüz olarak da AB’ye ihracatı devam edecektir. Bununla birlikte, Bangladeş hükümeti ekonomiyi çeşitlendirmek için çalışmalar yürütüyor, özellikle bilgi teknolojileri alanında önemli atılımları olduğunu görüyoruz. Uzun vadede ise hazır giyim endüstrisinin ülke ihracatındaki (yüzde 85) dominant rolünün azalacağı öngörülüyor.

    Türk yatırımcıya hizmet sunuyoruz Türkiye’de Bangladeş’in ekonomik potansiyeline ilişkin yeterli bilgi maalesef bulunmuyor. Ancak son yıllarda Bangladeş, Türk iş insanları ve DEİK/Türkiye-Bangladeş İş Konseyi Yürütme Kurulu üyelerimiz arasında da yer alan saygın Türk firmaları tarafından da yatırım almaktadır. İkili ticaretimiz ve iş birliği alanlarımız da hızlı bir şekilde gelişmektedir. Ülkede altyapı yatırımlarının çoğu Çin tarafından gerçekleştiriliyor. DYY bağlamında özellikle son yıllarda Çin’in Hindistan’ın yaklaşık 12 katına çıktığı görülmektedir. Türk yatırımcıların bölgede daha fazla faal olması için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Pazara giriş zorlukları bulunsa da tedarik zincirlerinin yeniden dönüşmesi sürecinde iki ülkenin daha fazla iş birliği alanı yaratacağını belirtmek isterim. Özellikle sağlık, altyapı-inşaat, eğitim, bilgi teknolojileri alanlarında Bangladeş, iş dünyamız için büyük fırsatlar bulunuyor. Bununla birlikte, ADB (Asya Kalkınma Bankası) AIIB (Asya Altyapı Yatırım Bankası) IDB (İslami Kalkınma Bankası) gibi kurumlar Bangladeş’e gerçekleştirilecek yatırımlarda önemli finansman seçenekleri sunuyor. Şunu da eklemekte fayda var: Gümrük vergilerinin Bangladeş’te belli sektörlerde pazara girişte çok önemli engeller ortaya çıkarabildiğini gözlemliyoruz. Bu sebeple yerel ortakla çalışmanın öneminin kesinlikle yüksek olduğunu görüyoruz.

    Türkiye’nin Bangladeş’e ihracatında makinalar, pamuk, pamuk ipliği sektörleri; Bangladeş’ten ithalatında ise keten, örülmemiş ve örme giyim eşyaları öne çıkarken, Türkiye’nin ithalatında ise çoğunluğu tekstil sektörü, örme giyim ürünleri oluşturuyor. Türkiye’nin 450 milyon dolar civarında olan ithalatı ve 350 milyar dolar civarındaki ihracatıyla ile Bangladeş ile 1 milyar dolara yaklaşan bir ticaret hacmimiz bulunuyor. DEİK/Türkiye-Bangladeş İş Konseyi olarak, Bangladeş farkındalığın yaratılması adına çalışmalarımıza devam ediyoruz. Dakka Büyükelçiliğimiz ve Ticaret Bakanlığımızla da koordine bir şekilde ikili ticaret hacmimizin daha da yukarılara taşınması için stratejiler geliştiriyoruz. Ayrıca Bangladeş’teki paydaş kuruluşlarımız olan FBCCI, BIDA, MCCI gibi kurumlar ve Bangladeş’in Türkiye’deki diplomatik temsilcilikleriyle de ilişkilerimizi geliştirmek için çalışmalarımıza devam ediyoruz.

    Bangladeş: Güney Asya’nın Parlayan Yıldızı

    MUSTAFA OSMAN TURAN / TÜRKİYE’NİN DAKKA BÜYÜKELÇİSİ

    Bangladeş son on yılda Başbakan Şeyh Hasina’nın liderliğindeki Awami Ligi’nin sağladığı siyasi istikrar ve yüzde 7’nin üzerindeki bir oranda kaydettiği ekonomik büyüme sayesinde tüm dünyadan yatırımcıların ilgisini çekmeye başladı. 160 milyonun üzerindeki genç, becerikli, dil bilen ve çalışkan nüfusuyla Bangladeş, özellikle hazır giyim ve tekstil üreticileri için avantajlı bir merkez üssü haline geldi.

    Bangladeş’te göreve başladığım 15 Ocak 2020 tarihinden bugüne kadar Bengal halkının ülkemize duyduğu yakınlığa pek çok vesileyle şahit oldum. Bunun tarihi ve kültürel nedenleri var kuşkusuz. Son dönemde Bangladeş’te gösterime giren “Muhteşem Yüzyıl”, “Diriliş Ertuğrul” gibi tarihi diziler de ülkemize yönelik ilgiyi ve sevgiyi arttıran bir etki yaratıyor.

    Bangladeş son on yılda Başbakan Şeyh Hasina’nın liderliğindeki Awami Ligi’nin sağladığı siyasi istikrar ve yüzde 7’nin üzerindeki bir oranda kaydettiği ekonomik büyüme sayesinde tüm dünyadan yatırımcıların ilgisini çekmeye başladı. 160 milyonun üzerindeki genç, becerikli, dil bilen ve çalışkan nüfusuyla Bangladeş, özellikle hazır giyim ve tekstil üreticileri için avantajlı bir merkez üssü haline geldi. İhracatın yüzde 80’inden fazlasını gerçekleştiren bu sektör Bangladeş ekonomisinin büyüme motoru sayılabilir. Bangladeş ekonomisinin çok bilinmeyen başarılı başka sektörleri de var. İlaç endüstrisi bunlardan birisi. İlaç ihtiyacının yüzde 98’ini kendisi karşılayan Bangladeş Batı’dakiler dahil 140’tan fazla ülkeye ihracat yapabiliyor. Ayrıca, Bangladeş, Hindistan’dan sonra dünyaya en fazla profesyonel IT hizmeti sağlayan ülke konumuna gelmiş. Girişimcilik ve inovasyon ekosistemi de Hükümetin 2008’den bu yana “Dijital Bangladeş” programı yoluyla vermekte olduğu destekler ve altyapı yatırımlarıyla giderek gelişmekte.

    Refah seviyesi, alım gücü ve büyüklüğü giderek artan bir orta sınıfa sahip olan Bangladeş’i, aynı zamanda önemli ve genişleyen bir pazar olarak da görmek gerekir. Arçelik’in 2019 yılında çoğunluk hisselerini satın aldığı Singer Bangladeş’in pandemiye rağmen büyümesini sürdürdüğünü memnuniyetle gözlemliyoruz. Aygaz da Bangladeş’te yatırım kararı alarak ülkenin potansiyeline duyduğu güveni ortaya koydu.

    Ülkelerimiz arasındaki ticari ve insani ilişkiler, 2010 yılından itibaren Türk Hava Yolları’nın kargo uçuşları dahil olmak üzere Dakka’ya doğrudan uçuşlar gerçekleştirmesinin de yardımıyla gelişmeye devam ediyor. Bangladeş’ten turizm, tedavi, eğitim ve iş yapmak amacıyla ülkemize gelenlerin sayısı her geçen gün artıyor.

    İkili ticaretimiz halen 1 milyar ABD Doları düzeyinde dengeli bir seyir izliyor. Türk ürünlerinin Çin ürünlerine nazaran, tüketiciler tarafından daha kaliteli bulunması ihracatçılarımız için bir avantaj. Dışişleri Bakanı Dr. A.K. Abdul Momen’in Eylül ayındaki Türkiye ziyareti sırasında, ticaretimizin çeşitlendirilerek Sayın Cumhurbaşkanımız ve Bangladeş Başbakanı Sheikh Hasina tarafından daha önce belirlenen 2 milyar dolara çıkarılması hedefine yönelik yapılabilecekleri ele aldık.

    Önümüzdeki dönemde, pamuk ve pamuk ipliği, aktif farmasötik bileşenler, tıbbi cihaz ve ekipmanlar, hayvan yemi, değirmen makineleri, tarım makineleri, beyaz eşya ve gübre ticaretimizi artırabileceğimiz alanlar olarak gözüküyor. Hizmet sektöründe ise, sağlık, inşaat, turizm, eğitim ve televizyon dizileri ön plana çıkıyor. Savunma sanayi de gelişen ikili ilişkilerimizle paralel olarak Türk şirketler için fırsatların bulunduğu alanlar arasında yer alıyor.

    Bangladeş Hükümeti, Türkiye’den yatırımları artırmak için, diğer bazı ülkeler için yaptığı gibi, yatırımcıların vergi kolaylığı ve hızlı iş yapma şansına sahip olduğu özel bir ekonomik bölgenin münhasıran ülkemize tahsis edilmesini öneriyor. Yakında Dış Ekonomik İlişkiler Konseyi (DEİK) Türkiye- Bangladeş İş Konseyi’nin Bangladeş’teki karşıt kanat kuruluşu olan Bangladeş Ticaret ve Sanayi Odaları Federasyonu (FBCCI) ile birlikte iş insanlarımızı biraraya getirecek bir toplantıyı video konferans yöntemiyle gerçekleştirmeyi planlıyoruz.

    Bangladeş, gelişen ekonomisi sayesinde, inşaat, elektrik, ulaşım ve altyapı alanında mega projeler için uluslararası kredi bulmak konusunda zorlanmıyor ve bu alanlarda kaydadeğer gelişmeler göstermeye devam ediyor. Önümüzdeki 10 yıl içerisinde Japonlar ve Çinliler tarafından inşa edilecek limanlar ile bunları Dakka’ya bağlayacak otoyol ve tren yolları ülkenin çehresini değiştirecek.

    Bangladeş’te yatırım yapan yatırımcılar, burada ürettikleri ürünleri, en az gelişmiş ülke statüsü sayesinde tekstil ve ilaç sanayi başta olmak üzere birçok sektörde dünyanın çoğu ülkesine ve özellikle Batı ülkelerindeki pazarlara kolaylıkla ve gümrük vergilerinden muaf olarak ihraç edebiliyorlar.

    Büyükelçilik olarak, Bangladeş’te bir Bangladeş-Türkiye Ticaret ve Sanayi Odası’nın kurulması için çalışmalarımız devam ediyor.

    Önümüzdeki dönemde, büyüyen Türkiye’nin “Yeniden Asya” açılımı, Güney Asya’nın parlayan yıldızı olmaya aday olan Bangladeş ile ikili ilişkilerin her alanda geliştirilebileceği bir fırsat penceresi sunuyor.

    DEİK Türkiye Bangladeş İş Konseyi Yürütme Kurulu Üyeleri, Bangladeş Büyükelçisi Mosud Mannan ile birlikte, Bangladeş’in kurucu Cumhurbaşkanı Mujibur Rahman’ın büyükelçiliğin bahçesinde bulunan anıt resmi önünde biraraya geldiler.

    Bağımsızlık hareketimizi destekleyenlere teşekkürler

    H.E. MOSUD MANNAN,NDC – BANGLADEŞ’İN TÜRKİYE BÜYÜKELÇİSİ

    Bangladeş, bağımsızlığını 1971 yılında 26 Mart’ta başlayıp aynı yıl 16 Aralık’ta sona eren, dokuz ayda 3 milyon kişinin hayatını feda ettiği kanlı bir Özgürlük Savaşı ile kazandı. Özgürlük Savaşı, Pakistan’ın Pencap eyaletinde bir hapishanede tutuklu olan ve ancak işgal gücünün Hindistan ve Bangladeş müttefik kuvvetlerine teslim olmasının ardından 10 Ocak 1972’de serbest bırakılan Bangabandhu Sheikh Mujibur Rahman’ın teşviki ve önderliğinde yapıldı.

    Bangabandhu Hükümeti’nin kısa döneminde yollar, otoyollar ve köprüler içeren yıkılmış altyapı yeniden inşa edildi ve bağımsız bir ülkenin halkının ihtiyaç duyduğu farklı sektörlerde yeni fabrikalar yapıldı. Bangabandhu ayrıca yeşil devrimi başlattı ve Bangladeş’i daha da yeşil hale getirmek için ülkenin her yerine milyonlarca fidan dikti. Nüfusunun çoğunluğu Müslüman olan Bangladeş’te İslam Vakfı’nı kurdu. Bangabandhu ayrıca, Bangladeş’in hem kamu hizmeti hem de silahlı kuvvetleri için eğitim kurumları başlattı ve BM, İİT, NAM ve Milletler Topluluğu gibi farklı uluslararası kuruluşlara katılırken, BM üyesi ülkelerle dostane ilişkiler kurmak için aktif girişimde bulundu. Bangladeş’in dış politikası için ilkesi “Herkese Dostluk ve Hiçbirine Kötülük” idi. Burada ayrıca belirtmek gerekir ki, Bangabandhu, Bangladeş Anayasasını ülkenin bağımsızlığının ilk 12 ayında, Kurtuluş Savaşı’na aktif olarak katılmış olan ve seçimleri kazanmış kamu temsilcilerinin yardımıyla tamamlamıştır.

    Son zamanlarda, Bangladeş, Bangabandhu1 uydusunu uzaya göndermekten gurur duyan, dünyanın dört bir yanındaki BM Barış Muhafızları’na en fazla katkıda bulunan bir ülke haline geldi, dünyadaki en büyük ikinci hazır giyim üreticisi olan Bangladeş, aynı zamanda jüt ve jüt ürünlerinde, dondurulmuş deniz ürünlerinde, eczacılık ürünlerinde, seramik ürünlerinde, ayakkabı ve deri ürünlerinde en büyük üreticilerden biri olarak tanındı ve bilişim sektöründe yazılım geliştirmede varlığını görünür kılmıştır. Bangladeş ayrıca, kadınların güçlendirilmesi, aile planlaması, çocuk ve anne ölümlerinin azalması, okuryazarlık oranında övgüye değer artış ve insan ömründe büyük artış sağlama konularında bir rol model haline geldi.

    1971 yılında Bangladeş’in bağımsızlık hareketini ve Kurtuluş Savaşını destekleyen ve özgür bir ülke olarak zaman içinde istikrarlı ama emin adımlarla gelişmemize yardımcı olan dünya ülkelerinin çoğunluğuna teşekkürlerimizi sunarız.

    Yaklaşık 50 yıllık yolculuğun ardından Bangladeş, Saygıdeğer Başbakan Sheikh Hasina’nın dinamik liderliğinde, dünyanın en hızlı büyüyen beş ekonomisinden biri olarak 2021’de Altın Jübile’yi kutlayacak.

    BANGLADEŞ’İN YÜKSELİŞİ

    1974’te kıtlıkla mücadele eden bir ülke, şu anda 170 milyona yakın nüfusunu kendi kaynakları ile besleyebilen bir ekonomiye dönüştü. Ancak Bangladeş’in geçirmekte olduğu dönüşümü anlatmak için bu cümle çok yetersiz kalır.

    Elimizde henüz mükemmel bir başarı hikâyesi olmasa da; çabası ve ekonomik performansı takdir toplayan bir ülkeden bahsediyoruz. Gelecek yıl 1971’de kazandığı bağımsızlığının 50. yıl dönümü kutlayacak olan Bangladeş, Güney Asya’nın en parlak başarı örneği. Çok yakın zamana kadar bölgesinin en az gelişmiş ekonomisi olan ülke, 2020 yılında kişi başına gelir de Pakistan’ı geçecek bir duruma geldi.

    Son 20 yılda Bangladeş ekonomisinin yıllık ortalama büyüme hızı %6’nın üzerinde. 2001’de 50 milyar dolar civarında olan ülke ekonomisinin büyüklüğü, 2019’da 300 milyar doların üzerine çıktı. 2008-2009 küresel krizi ve bugün içinden geçmekte olduğumuz pandemi sürecinde dahi ülke ekonomisi bir kez bile daralmadı. HSBC 2030 yılında Bangladeş’ın dünyanın 26. büyük ekonomisi olacağını tahmin ediyor.

    Ülkenin özellikle son 20 yılda girdiği dönüşüm sürecinin iki büyük katalizörü var. Hazırgiyim sektörü ve yurtdışı işçi gelirleri.

    Bangladeş kendi ülkesi dışında yaşayan nüfus açısından dünyanın önde gelen ülkelerinden biri. Yurtdışında yaşayan 2.5 milyon Bengalli, ülkelerine yıllık 15 milyar $’dan fazla döviz transfer ediyor. Ama Bangladeş’in hızlı ve istikrarlı büyümesinin temelinde ülkenin hazır giyim sektöründeki yüksek performansı yatıyor. 50 yıl önce kıtlık yaşanan bir toprak iken önce tarımsal üretimini artıran sonra ise en bol kaynağı olan düşük ücretli işgücü ile giyim eşyası üretimi ve ihracatına başlayan ülke bugün Çin’den sonra en büyük hazır giyim ihracatçısı oldu.

    Son 20 yılda sanayi sektörlerinde çalışanların oranı %10’dan %15’e yükselirken tarımda çalışanların oranında %50’den %40’a düşüş yaşandı. Kişi başına ortalama gelir 1900 doları aştı. Satın alma gücü paritesine göre ise kişi başına gelir 4.390 dolara çıktı. 2000’li yılların başında 6 milyar dolara yakın ihracatı olan Bangladeş, 2019’da ihracatını neredeyse 50 milyar dolara taşıdı. İthalatı da benzer bir ivme ile artan ülke dış ticaret açığını işçi gelirleri ile telafi ediyor.

    Sadece petrol ve doğalgaz ihracatçısı ülkelerin ihracat kompozisyonunda görülen bir bozukluk Bangladeş’te de var. Ancak bu sefer söz konusu ürün petrol ya da gaz değil, hazır giyim. Çünkü ilginç bir biçimde ülke ihracatının yüzde 86’sını hazır giyim ürünleri oluşturuyor.

    2019 yılı verilerine göre Bangladeş’in en büyük ihraç pazarları ABD, Almanya, İngiltere, Fransa ve İspanya. Tabi yaşanan pandemi süreci 2020 yılında ülkedeki tekstil ve hazır giyim endüstrisini de olumsuz etkiledi. Özellikle AB ülkelerindeki talep azalışı, Bangladeş ekonomisi üzerinde negatif sonuçlar ortaya koydu. Pandeminin ilk büyük etkilerinin görüldüğü geçen bahar aylarında ülkede 2 milyon hazır gişim çalışanının işsiz kaldığına vurgu yapılırken, dünya moda devlerinden ülkeye yönelik destek açıklamalarını da izleme fırsatı bulduk. Dünyada en çok alım yaptığı ilk üç ülkenin Çin, Bangladeş ve Türkiye’nin olduğu İsveçli hazır giyim devi H&M, geçen Nisan ayında yaptığı açıklamada ülkeye yönelik hazır olan siparişlerin ödemesini yapmayı ve üretimde olan siparişleri de tesmemeyi taahhüt etti. Benzeri bir açıklama da İngiliz perakende zinciri Primark’tan gelmişti. O dönemde Bangladeş Tekstil Üreticileri ve İhracatçıları Birliği Başkanı Rubana Hug, H&M’in bu tavrının diğer moda markalarına örnek olması gerektiğini vurgulayan bir duyuru yapmıştı. BU arada belirtelim Bangladeş hükümeti uzun vadede hazır giyim endüstrisinin ekonomideki dominant rolünün azaltılması için çalışmalar yürütüyor.

    Bangladeş’in ithalatında başlıca ürünler pamuk, hurda demir, buğday, kumaş, telefon, palm yağı, soya fasulyesi ve şekerden oluşuyor. İthalatında öne çıkan ülkeler ise Çin, Hindistan, Singapur, Malezya ve ABD.

    Hazır Giyim

    2000’lerin başında dünya hazır giyim ihracatının yüzde 2’sini yapan Bangladeş, 2019’da payını yüzde 8’e taşıdı.

    Bangladeş’in hazır giyim sektöründeki gücü ve potansiyelinin temelinde altı faktör dikkat çekiyor:

    – Ucuz işgücü,
    – Esnek emek piyasası düzenlemeleri
    – Çevresindeki ülkelere göre daha iş dostu bir mevzuat,
    – Büyük ölçekli işletmelere sahip olması.
    – En az gelişmiş bir ülke statüsü ile büyük pazarlara yapılan ihracatın gümrük vergilerinden muaf olması
    – Küresel tedarik zincirlerine entegrasyon

    Hazır giyim sektöründe 5 milyona yakın insan çalışıyor ve bunların yüzde seksenini kadın çalışanlar oluşturuyor. 2013’te 1130 çalışanın ölümüyle sonuçlanan fabrika binasının çöküşü ardından pek çok küresel markanın üretim merkezi olan Bangladeş’te üretim ve çalışma şartlarının iyileştirilmesine yönelik radikal reformlar yapıldı. İzleyen yıllarda üretim ve ihracat hızı daha da yükseldi.

    ABD ve Çin arasında sürmekte olan ticari gerilimden en çok faydalanan ülkelerin başında yine Bangladeş geliyor. Ülkeye doğrudan yabancı yatırım miktarının artırılması mümkün olabilecek. Ülkedeki hazır giyim sektörünü son yıllarda daha da güçlendiren eğilimlerden biri fabrikaların birleşerek ölçeklerini genişletmeleri. Ölçeğin büyütülmesi ABD sermayesini çekeceği kadar, dev pazarın Bangladeş’e yönelme eğilimini de artıracak unsurlar arasında sayılabilir. Bu arada Hindistan’ın ardından Pakistan ve Bangladeşli nüfusunun da ABD’de hızlı arttığını ifade edelim. Bangladeşli işgücü, ABD’de en çok hizmet sektörlerinde kendisini hissettiriyor.

    2001’de dünya hazır giyim ihracatında 13. sırada yer alan Bangladeş, 2015’ten beri Çin’den sonra en çok ihracat yapan ülke konumuna yükseldi.

    Dijitalleşme

    Bangladeş hükümeti, 2021 yılında 50. bağımsızlık yıldönümünü kutlamaya hazırlanırken, Vizyon-2021 projesi ile ülkedeki dijital altyapıyı kuvvetlendirmeyi, ülkeyi orta gelir seviyesine yükselmeyi ve ülke ihracatının ve ekonomik yapının çeşitlendirilmesin! hedefliyor. Kalitesi ve kapsamı tartışılabilir olsa da son on yılda ülkenin dijital dönüşümü için hükümet tarafından kayda değer bir atılım süreci başlatıldı.2009’da Dijital Bangladeş sloganı ile yürürlüğe konan strateji sonucunda bugün ülke 1 milyar doların üzerinde yazılım ihracatı yapıyor. Birkaç yıl içinde yazılım ihracatının 5 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Bu yıl ülkedeki yazılımcı sayısının 600 binin üzerinde olduğu tahmin ediliyor.

    Türkiye ile ilişkiler

    İkili ticaret hacmi 2010 yılından bu yana 1 milyar dolar seviyesinde bulunuyor. Türkiye, bu rakamın kısa vadede 2-3 milyar dolara çıkmasını istiyor. Aynı talep, Bangladeş’te de mevcut. Zaten ikili ilişkilerdeki yakınlık da bu rakamlara kolay ulaşılacağını gösteriyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bangladeş ile ilişkilere büyük önem verirken, ülkede yaşanan sosyal sorunların uluslararası düzeyde gündem olması noktasında büyük destekler sunuyor. Türkiye, ‘Yeniden Asya’ dahilinde de Bangladeş’i kritik önemde konumlandırıyor.

    Reklam
    BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
    ZİYARETÇİ YORUMLARI

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

    BİR YORUM YAZ